rose parks

Forum Yorumlarım

15 yanıt görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 90)
  • Yorumlar
  • rose parks
    Anahtar yönetici
    none

    Gizli Bahçe 2 (Ciltli)

    Kang Yi-eul

    Gizli Bahçe 2 (Ciltli)

    Herkes, o gizli bahçeye girmeli ve aşkın tadına bakmalı…
    Küstah CEO Kim Joo Won ile gururlu dublör Gil Ra Im’in şans eseri tanışmaları ve vücut değiştirmeleriyle başlayan son derece komik, bir o kadar da romantik olan hikâyeleri kaldığı yerden devam ediyor!

    Aşkları, Deniz Kızı gibi köpüğe mi dönüşecek, yoksa kendilerini Harikalar Diyarında mı bulacaklar? Heyecan dolu bu modern peri masalı, ikinci kitabıyla sonuca ulaşıyor.

    Yanlışlıkla kendini Ra Im’in hayatında bulan Joo Won, bu tatlı sert kadına karşı gelişen hislerine anlam vermeye çalışırken kendisiyle de hesaplaşmaya başlamıştır.
    Ra Im, gönlünü kazanmaya çalışan bu yakışıklıya rest çekmekte ve kendi duygularını inkâr etmekte ısrarcıdır.
    Kavga ettikçe daha çok yakınlaşan çift, farklılıklarının üstesinden gelmeye uğraşırken bir yandan da geleceklerini etkileyecek pek çok farklı mücadeleye girerler.
    Zengin, yakışıklı ve zeki Joo Won ile fakir, güzel ve yetenekli Ra Im’in gelgitli aşklarında karmaşa ve sorunlar son bulmazken çevrelerinde de yine aşk, gurur ve gözyaşı hüküm sürmektedir.

    Âşık olmak belki de bahçeyle ilgilenmek gibidir. Sizin bahçenizde de güzel çiçeklerin açması dileğimle. Hafif hoş rüzgârların esmesi dileğimle. Parlak güneş ışığının parlaması dileğimle. Ayrıca bazen sihir gibi yağmurun yağması dileğimle.

     

    Hadi Buyurun!

    1
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none
    Gizli Bahçe 

    Kang Yi-eul

    Gizli Bahçe (Ciltli)

    Önceden fark edemedikleri benliklerini, ancak ruhları yer değiştirdikten sonra fark eden iki kişinin kendi vücutlarını geri almak için girdikleri aşk kokan yarış.

    “Parasız, tipsiz bir erkeği affetsem bile yumruğu yavaş bir erkeği affetmem.”
    İstese de gizleyemeyeceği, ucuz makyaj yapsa bile göz alıcı bir güzelliğe sahip,
    “Neden aksiyon dublörlüğü yapıyorsun?” diye sorulduğunda “Kaderim.” diye yanıtlayıp gülümsemesiyle ışıldayan,
    Yemek yedikten sonra kendi hesabını kendi ödeyen,
    Kaba ve kötü biriyle karşılaştığında ona sert bir uçan tekme atan kız.
    Gururum incinse de, bu garip kızı sürekli özlüyorum.

    “Tanrı kesinlikle kadın olmalı. Bu yüzden beni yarattı.”
    Zaman ve duygu israfı yapmak istemeyen, anlaşmalı evliliğin en iyi romantizm olduğuna inanan;
    düşüncesiz, olgunlaşmamış ve şeytani fikirlerine bakılırsa,
    Tanrı’nın bu insanı yaratırken bir an uyukladığı kesin.
    Başkasının acısını umursamayan, başkasının duygularını hiç umursamayan bu adam,
    tatlı ama bir o kadar da tehlikeli.

    Secret Garden, Onediocom’un “İzlemeniz Gereken 15 Kore Dizisi” listesinde 1. sırada yer alıyor.
    Güney Kore’nin en fazla bilinen ve sevilen dizisi. Karakterleri Gil Ra Im (Ha Ji won) ve Kim Joo Won (Hyun Bin)’un canlandırdığı; zaman zaman güldürecek, zaman zaman ağlatacak mükemmel bir dizi. İtinayla Tavsiye Edilir!
    –onediocom

    Hadi Buyurun!

    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none

    İzonomi ve Felsefenin Kökenleri

    Kojin Karatani

    İzonomi ve Felsefenin Kökenleri , Kojin Karatani - Fiyatı & Satın ...

     

    Antik Yunan’ın en önemli merkezlerinden biri olan Atina genellikle felsefenin ve demokrasinin beşiği olarak görülür. Karatani ise bu yaygın görüşü sorgulayarak yeni bir çıkış noktası işaret ediyor: İyonya. Karatani’ye göre Atina’daki sistem günümüz demokrasisinin öncülü olmakla birlikte, aslında İyonya’daki daha eşitlikçi bir sistemin yani izonominin “yozlaşmış” biçimiydi. Atina’daki demokrasi sınıf ayrılıklarını ve köleliği engellemezken, insanların hareket özgürlüğüne sahip olduğu İyonya’daki izonomi gerçek bir ekonomik ve siyasi eşitlik sunuyordu.

    Durum buysa, İyonya’daki bu eşitlikçi sistemin yansımalarını erken dönem Yunan filozoflarının düşüncelerinde de görmeyi bekleriz. Nitekim Karatani, Pythagoras’tan Herakleitos’a, Parmenides’ten Sokrates’e birçok filozofa bu ışıkta bakarak onların İyonya doğa felsefesi ve etiğiyle olan bağlarını inceliyor. “İyonya ruhuna” sahip olan filozoflarla bu ruhtan kopmuş olanların düşünce biçimlerini kıyaslıyor.

    Peki bütün bunlar günümüz dünyasında neden önemli? Karatani her şeyden önce, günümüzde demokrasinin karşı karşıya olduğu ciddi sorunları aşabilmek için bunların Antik Yunan’daki prototiplerine bakmak gerektiğini vurguluyor ve bizi reel demokrasinin potansiyel tehlikelerine karşı uyarıyor: “Tiranlık ile demokrasi birbirinden göründüğü kadar farklı değildir.” Bu anlamda Karatani, felsefe tarihine ve antikçağa dair klişeleri yıkmanın yanı sıra okuru kendi çağımıza da farklı bir eleştirel perspektiften bakmaya davet ediyor.

     

    İNDİR!

    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none

    Derinliğin Keşfi

    Kojin Karatani

    Derinliğin Keşfi

    Kitap Açıklaması

    Japonya’da 1980’lerin başında yayımlanan ve birçok dile çevrilen Derinliğin Keşfi o tarihten beri çeşitli ülkelerdeki “modernlik ve edebiyat” tartışmalarının eksenine oturmuş durumda. Kitabın bu başarısının sağlam bir temeli var. Karatani, bizlerin pek aşina olmadığımız 19. ve 20. yüzyıl Japon edebiyatını yeniden yorumlamakla sınırlamıyor kendini: Buradan hareketle “modernlik”, “edebiyat” , “köken”, “devlet” gibi kavramların temelinde yatan önkabullerimizi sorgulamayı, bu önkabullerin “ideolojik” doğasını gözler önüne sermeyi amaçlıyor.
    • Bu yanıt 2 ay 2 hafta önce önce rose parks tarafından değiştirildi.
    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none

    Raşömon ve Diğer Öyküler

    Ryunosuke Akutagava
    Raşömon ve Diğer Öyküler
    Bu kitaptaki hikâyeler, Ryunosuke Akutagava’nın öykülerinden bir seçmedir. Büyük bir ustalıkla yazdığı çeşitli biçim ve içerikteki öyküleriyle kendinden sonra gelen kuşaklara örnek olmuştur. Japon film yönetmeni Akira Kurosava, kitaba adını veren öyküyü “Çalılıklar Arasında” isimli öyküyle birleştirerek Raşomon ismiyle sinemaya uyarladı ve 1951 yılında Venedik Uluslararası Film Festivali’nde birincilik ödülünü kazandı.

    “Akutagava, ilk hikâyesi olan “Raşomon”da işinden atılmış bir uşaktan bahseder. Uşak, Raşomon kulesinde, peruk yapmak için ölü bir kadının saçlarını yolmakta olan yaşlı bir cadaloz görür. “yaşamak için bunu yapmaya mecbur olduğumu bilseydi, belki bana kızmazdı” diyerek durumu açıklamaya çalışır yaşlı cadı. Uşak alaycı bir şekilde “Yaa, öyle mi? O zaman hırsızlık yapma sırası bende. Yapmazsam ben de açlıktan öleceğim” der ve elbiselerini üstünden çıkarıp alarak kadını bir tekmeyle kokmuş cesetlerin arasına yuvarlar.
    Akutagava’nın yaratmış olduğu ırz düşmanları, katiller ve fanatikler üzerine hiçbir zaman merhamet güneşi doğmaz; çünkü yazar, tıpkı başı dumanlı Fuji dağı gibi insanların aczine uzaktan ve soğuk bakmaktadır. Ölümünden birkaç ay önce yazmış olduğu şiirde yazarın nihilizmi çok çarpıcı bir biçimde gözlenmektedir.

    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none

    Kappa

    Yazar: Ryunosuke Akutagawa
    Çevirmen: Oğuz Baykara

    … Kahramanımız bir gün dağa tırmanmak için sisli bir havada yola çıkmıştır. Ormanda tesadüfen bir kappa ile karşılaşır ve onu kovalamaya başlar. Tam yakalayacağı sırada derin bir çukura yuvarlanır ve bayılır. Kendine gelip gözlerini açtığında Kappalar Ülkesi’ndedir. Özel bir yasayla kendisine vatandaşlık hakkı verilir. Kappa dilini öğrenir ve orada yaşamaya başlar. Kappalar Ülkesi’ndeki pek çok gelenek insanların dünyasından farklıdır…
    Kappa, Japonca sözlüklerdeki tanımına göre bu ülkenin nehirlerinde yaşayan, el ve ayakları perdeli, kafalarının üst kısmı tabak gibi düz, hayali varlıklardır.
    Akutagava bu hikâyesinde, idealindeki dünya ile gerçek dünya arasındaki farkı hicve başvurarak anlatır. Değinmediği siyasal, toplumsal ve psikolojik sorun yok gibidir. Yapıtta toplumsal değerlerin göreceli oluşu, savaşın anlamsızlığı, kapitalizmin acımasızlığı, ekonomik sömürü, işçi kıyımları, kadın-erkek ilişkilerinin çarpıklığı, sanatçıların kibri, aydınların yalnızlığı, sansürlerin saçmalığı, ailevi ilişkilerdeki duygusal sömürü dile getirilmekte; din, edebiyat, parapsikoloji, basın-yayın gibi pek çok konu birbiri ardınca ilginç olaylar silsilesi içinde ele alınmaktadır.
    Kappa yazılalı 83 yıl geçmiştir, fakat günümüz insanı hâlâ kendisini ve kendi sorunlarını Kappa’nın satırları arasında görebilir.

    İNDİR!

    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none

    Raşomon

    Yazar: Ryunosuke Akutagava
    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none
    İnsanlığımı Yitirirken

    Osamu Dazai

    Japon edebiyatının önde gelen yazarlarından olan Dazai, 1930’lu yıllarda başladığı yazarlık yaşamında, İkinci Dünya Savaşı sonrasından ölümüne kadar olan sürede önemli öykülere ve romanlara imza atmıştır. Ningen Şikkaku (İnsanlığımı Yitirirken, 1948) bir anlamda Dazai’nin özyaşam öyküsüdür. Bu eserinde Dazai çocukluğunda yaşadığı yalnızlığı, gençliğinde ailesinden kopuşunu ve daha sonra Tokyo’da geçirdiği sıkıntılı yıllarını, intihar girişimlerini, vereme yakalanışını içe dönük bireysel bir anlatı yerine, yaşam alışkanlıkları üzerinde yoğunlaşarak ustalıkla ve yalın bir anlatımla kaleme almıştır. Kalbi kırılan, üst üste çöküşler yaşayan, gelişigüzel kullandığı ilaçlar sonunda bünyesinin dengesini de kaybeden öykü kahramanı Yozo, anlatının sonunda insanlığını yitirdiğini itiraf etmektedir.

    Belki de, Yozo’nun anlatısının ilk cümleleri Dazai’nin neyi vurgulamak istediğini çok iyi özetlemektedir: ‘Yaşamım utançlarla doludur. İnsan yaşamının ne olduğu hakkında bir fikrim yok.’

    İNDİR!

    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none

    Batan Güneş

    Osamu Dazai
    Batan Güneş, “Doğan Güneşin Ülkesi” olarak bilinen Japonya’nın savaş sonrasına dair çarpıcı bir roman.
    Hem hayatı hem de yazdıklarıyla Japonların en ilginç yazarlarından biri olan Osamu Dazai’nin en karakteristik eseri Batan Güneş; varoluş, birey ve toplum çatışması gibi sorunları unutulmaz karakterleri üzerinden ele alıyor. Arka planda savaştan çıkmış, sosyal düzeni, ekonomisi, insanları alt üst olmuş bir ülke; özelde ise dağılıp giden bir ailenin hüzünlü öyküsüdür anlatılan.
    Esen Talu Çelikkan’ın Türkçeleştirdiği Batan Güneş, büyük trajedileri -Japon minimalizmine yakışır şekilde- sakin ve duru bir üslupla birleştiren,
    eşsiz bir roman…
    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none
    Kutu Adam

    Kobo Abe

    Kutu Adam , Kobo Abe - Fiyatı & Satın Al | idefix

     

    Unutulmaz ‘Kumların Kadını’nın yazarı Abe Kobo, günümüz Japon yazarlarının en başta gelenlerindendir. Modern çağın korkunç bir teşbihsel ifadesi olan Kutu-Adam, bize biraz Beckett’in oyunlarındaki tarzı çağrıştırıyor. Kafasını ve vücudunun üst tarafını kartondan bir kutu içine gömen bu adam, insanoğlunun hor görmesiyle bir fıçıya sığınmış alaycı bir Diyojin değildir. Bir karşıt kahramandır, kötülüğü güçsüzlük olan efsanevi bir varlıktır. Bir bakıcıdır aynı zamanda, çünkü dış dünya ile kurabildiği tek ilişki bakışı sayesinde olmaktadır.

    İNDİR!

    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none

    Kumların Kadını

    Kobo Abe
    Nadir bulunan bir böceğin peşindeyken yolu tuhaf bir kasabaya düşen, orada dul bir kadının evine neredeyse hapsedilen kahramanın umutsuz, karamsar, sonuçsuz ve çoğu boşa çıkan kaçış çabalarını, kapkaranlık bir atmosferde anlatan Kobo Abe’nin Kumların Kadını adlı romanı, Japonya’nın edebiyata en önemli armağanlarından bir olarak kabul edilir. Eser, Beckett, Kafka ve Sartre’ın yapıtlarıyla kıyaslanmış, büyük övgüler almıştır. Varoluşçuluk felsefesine Japonya’dan açılan bir pencere olarak görülen Kumların Kadını, özgün dilinden çevirisiyle ilk kez Türkçede.

    Kumların altında varoluşun sorgulanması: Erotik bir esaret. Japonya’nın modern edebiyattaki ayrıksı yazarı Kobo Abe, Japoncadan Türkçeye…

    “Elinizdeki kitap Kobo Abe’nin düşsel başyapıtı.” David Mitchell

    “Akıllardan çıkmayacak Kafkaesk bir karabasan.” Time

    “Abe, şaşmaz bir kesinlikle kahramanının sürekli değişen fiziksel, duygusal ve psikolojik durumlarını aktarıyor.” The New York Times Book Review

    “Okurlar Kobo Abe’de Kafka’nın ve Beckett’in insan ruhunun sıkışmasını anlatmaktaki ustalıklarını sezecekler.” Saturday Review

    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none

    Delilikten Kurtar Bizi

    Kenzaburo Oe
    Delilikten Kurtar Bizi - Kenzaburo Oe
    Bu kitap daha önce Kişisel Bir Sorun adlı romanı ile Kurbanı Beslemek adlı uzunöyküsünü yayımladığımız,1994 yılı Nobel Edebiyat Ödülünü alan Japon yazarı Kenzaburo Oenin değişik iki uzunöyküsünü içeriyor. İlk öykü Delilikten Kurtar Bizi, ‘görülmemiş derecede’ şişman, deliliğe yakın bir adamın zihinsel özürlü oğlu ile ilişkisini, aralarındaki bedensel bağımlılığı anlatmakla başlayıp çocuğun gözlerinin muayene edilmesi, şişkonun içinde ayıların bulunduğu bir havuza atılmasına ramak kalması ve sonunda delirmesi ile ilgili sahneleri olağanüstü bir biçim ve anlatım güzelliği içinde okuyucuya sunuyor. İkinci öykü Bulutlar Canavarı Agu ise, tanınmış bir bestecinin, doğumundan hemen sonra öldürttüğü oğlunun gökyüzünde kanguru büyüklüğünde bir bebek olarak yaşadığına ve arasıra yeryüzüne inerek kendisiyle konuştuğuna inanması sonucunda ortaya çıkan olaylar çerçevesinde gelişiyor ve büyüleyici, şiirsel bir anlatımla okuyucuyu sürüklüyor. Yazar, iki öyküsünde de zihinsel bir röportajda oğluna ilişkin sorulan Onun doğması edebiyat karşısındaki tutumunuzu değiştirdi mi? sorusuna şu yanıtı veriyor: Tümden değiştirdi… Bilirsiniz normal insanları hiç sevmem, normal olmaya çalışsam da… ‘Budalalar’ gibi, özürlülerin, doğuştan kusurluların yanındayımdır hep. Her iki öyküyü tat alarak okuyacağınıza inanıyoruz.
    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none

    Kişisel Bir Sorun

    Kenzaburo Oe

    Kişisel Bir Sorun - Kitap Cafe

    “Kendini kandırma zehrini bir kez tadan insanlar, bir daha kendilerini
    asla kurtaramazlar…”
    Büyükşehir ortamındaki yalnızlaşma ve yabancılaşma sancılarından
    kurtuluşu Afrika gezisi hayallerinde arayan dershane öğretmeni Bird.
    Karısı her an doğum yapmak üzeredir ve evlendiği anda iyice azalan
    Afrika gezisine çıkma umudu, çocuğun doğumuyla tümüyle sönecektir.
    Bir de çocuk beyin fıtığı gibi ender rastlanan bir anormallik ile
    doğuverince, Bird kendini bir karabasanın ortasında bulur. Yaşadığı
    utanç ve korku onu önce alkole ve sorumluluklarından kaçmaya,
    sonra çocuğu yeryüzünden bir an önce silinmesi gereken bir düşman
    olarak görmeye kadar götürecektir…
    Kişisel Bir Sorun, kendisi de engelli bir çocuk sahibi olan 1994 Nobel
    Edebiyat Ödüllü Japon yazar Kenzaburo Oe’nin tüm dünyada tanınmasını
    sağlayan en önemli eserlerinden biri.

    İNDİR!

    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none

    Öksüzlüğümüz

    Kazuo Ishiguro
    Dinmek bilmez karmaşadan yorgun bir dünya; yaklaşan yeni felaketin işaretlerini okuyan gözlerde kaygı. Çözdüğü davalarla Londra sosyetesini büyüleyen dedektif Christopher Banks, 1930’ların bu gergin atmosferinde, bütün tehlikeleri göze alarak Şanghay’da bıraktığı geçmişinin karanlığına dalıyor.
    Öyküsünü nasıl anlatırsa anlatsın, satır aralarında beliren arayış, umut ve yitiriş girdabına kapılmış Banks’in güncesi iç içe geçmiş iki metin sunuyor adeta. Şatafatlı hayatlar, parlak başarılar, kahramanlık, fedakârlık ve tevazu perdesinin ardında, örselenmiş bir çocuğun ve çevresini sarmış ruh kardeşlerinin, kederli hikâyesi…
    Çağdaş dünya edebiyatının en önemli isimlerinden Kazuo Ishiguro’dan gerçeklerin
    acılığını yankılayan bir hayaller âlemi…

    “Edebiyatın sunduğu olanakları yepyeni noktalara taştığını hissettiren az sayıda romandan biri.” Sunday Times

    “Öksüzlüğümüz’de ruhsal ve siyasal gerçeklerin nasıl hünerli bir biçimde ortaya konduğuna bakarak bile, Ishiguro’nun ne denli cesur ve büyüleyici bir yazar olduğunu söyleyebiliriz.”
    The Guardian

    “Öksüzlüğümüz, Ishiguro’nun şimdiye kadar ki en büyük başarısı.”
    New York Times

    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none

    Uzak Tepeler

    Kazuo Ishiguro
    Japon asıllı İngiliz yazar Ishiguro, ilk romanı Uzak Tepeler’de büyük toplumsal dönüşümlerin bireyler üzerindeki yıkıcı etkisini, görev duygusu ile özgürlük arzusu arasındaki çatışmayı ve modern çağda kimlik arayışını ustalıkla anlatıyor.

    İngiltere’de yalnız başına yaşayan yaşlı Japon kadını Etsuko’nun büyük kızı Keiko intihar eder. Kısa süre sonra Etsuko’nun küçük kızı Niki annesini ziyarete gelir ama anne kız arasındaki duygusal mesafe, Etsuko’nun anılarına gömülmesiyle daha da artar. İkinci Dünya Savaşı’nın bitişinden sonra ilk kocasıyla birlikte Nagazaki’de yaşayan Etsuko, o yıllarda komşusu Sachiko ve onun küçük kızı Mariko’yla kurduğu arkadaşlığı hatırlar. Bugünle ilgili bazı gerçekleri açıklayabilmek için, geçmişin bu dönemini gözden geçirmeye ihtiyacı vardır.

    0
    0
15 yanıt görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 90)