rose parks

Forum Yorumlarım

15 yanıt görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 96)
  • Yorumlar
  • rose parks
    Anahtar yönetici
    none
     

    Japon Kültürü Nihon Bunka | Bozkurt Güvenç | İş Bankası Kültür Yayınları |  9789754580198 | Kültür Ve Bilim | Kıta Kitap

     

    Bozkurt Güvenç’in araştırmaya dayalı Japon Kültürü kitabı, Japon kültürüne bir bütün olarak bakmaya çalışan ilk Türkçe deneme niteliği taşıyor. Bu niteliğiyle bir Japon araştırması sayılan kitapta, daha önce tartışılmış ve yazılmış konulara değinilirken, üzerinde durulan ve yanıtlanmasına çalışılan temel bazı sorunlar da ele alınmış.

    Küresel krizi hızla geride bırakan Japonya, Amerika’dan sonra dünyanın ikinci büyük ekonomi sırasını koruyor. Sınırlı doğal kaynaklara sahip olan Japonya yakın gelecekte bu sırasını kaybedebilir; ancak Çin, Hindistan, Rusya ve brezilya gibi yeni büyüklerin yarışacağı ‘Devler ligi’nden çekilmeye hiç niyetli görünmüyor.

    İlk baskısı 1980’de gerçekleşen Japon Kültürü’nün ‘Türkiye’de Japonya 2010’a denk gelmesi gurur duyulacak bir kültür olayı. Son 30 yılda dünya ile birlikte Japonya da değişti. Oysa, çağdaşlaşma sorunlarından bunalan Türkiye’de, ‘Japonların hiç değişmeden kalkındığı’ söyleminin gerçekliğine inanılır. Dünyada ‘Japon Mucizesi’ olarak bilinen efsane de budur: Değişmeden gelişim!

    Her değişim bir gelişim değildir ama, her türlü gelişim için değişim bir ön şarttır. Bütün toplumlar ve kültürler gibi Japonya ve Japon kültürü de değişti, değişiyor ve değişecek…

    Bu değişime rağmen Çin Mucizesi’nin gölgesinde kalmaya başlayan Japon Mucizesi’ni araştıran Bozkurt Güvenç, kitabında bu konuyu yorumluyor.

    İNDİR!

    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none
    Görüntünün olası içeriği: çiçek, şunu diyen bir yazı 'natsume söseki natsume söseki cam Mo 0 cam KAPININ ARDI 稍 子 吊 a Japonca Asl dan Çeviren: Zeynep Gençer Baloğlu AFRICANO'
    Natsume Soseki – Cam Kapının Ardı
    “1867 – 1916 yılları arasında yaşamış olan Natsume Sōseki, kısacık ömrüne, her biri dünya edebiyatına mâl olmuş haiku, roman, öykü ve makaleler sığdırdı. Asıl adı Natsume Kinnosuke olan yazar, eserlerinde Sōseki (İnatçı) mahlasını kullanmıştır.
    Sōseki, Asahi Gazetesi’nde tefrika edilen yazılarında, çocukluğundan yıllarından başlayarak kendisine, ailesine ve yakınlarına dair anılarını kaleme aldı. Her biri öykü tadında otuz dokuz yazı Sōseki’nin içtenlikli, derin, naif ama bir o kadar yalın iç dünyasını gözler önüne seriyor.
    Bahçemdeki ağaca konan bülbüller, özgürce söylüyorlar şarkılarını. Ve bahar rüzgârı, saksıdaki orkidenin yapraklarını sallamayı sürdürüyor. Kedim, yarı uyur yarı uyanık güneşin tadını çıkarıyor, vücudundaki sokak kavgası yaralarına aldırmadan. Az önce bahçede çığlık çığlığa top oynayan çocuklarım toplanıp sinemaya gitmişler bile. Ev sessizliğe, kalbim huzura gömülüyor. Cam kapıyı açıyorum ve izin veriyorum sessiz bahar güneşinin verandaya dolmasına. Baharın müjdecisi ılık güneşle noktalıyorum yazımı.
    Şimdi yanaklarımı ellerime yaslayıp şöyle rahat bir uyku çekebilirim verandamda…”

    İNDİR!

    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none

    Altın Köşk Tapınağı

    Yukio Mişima

    Altın Köşk Tapınağı - Yukio Mişima | kitapyurdu.com

    Bu gizemli altın kuş ne gündoğumunda ötüyor ne kanat çırpıyordu, kendinin bir kuş olduğunu unuttuğuna kuşku yoktu. Ancak onun uçmuyor olduğunu düşünmek de yanlıştı aslında. Diğer kuşlar gökyüzünde uçarken bu kırmızı altından Anka kuşu parlayan kanatlarını açmış, sonsuza dek zamanın içinde uçmaktaydı. Zaman onun kanatlarına çarpıyordu. Kanatlarına çarpıp geri süzülüyordu.

    Kekeme olduğu için hayatı boyunca yalnızlık çeken Mizoguçi, babasının ölümünden sonra Altın Tapınak’ın başkeşişine emanet edilir. Tapınağın güzelliğini bir saplantı haline getiren Mizoguçi’nin bu güzelliğe sahip olma tutkusu onu yıkıcı bir yola sürükleyecektir.

    Ali Volkan Erdemir’in güzel çevirisiyle Türkçeye kazandırılan Altın Köşk Tapınağı, 1950’lerde yaşanan gerçek bir olayı konu alıyor. Şiirsel üslubu ve dramatik sahneleriyle dünya edebiyatına damgasını vuran Mişima’nın sık sık ele aldığı şiddet, tutku, din ve tarih gibi konular bu romanda kusursuzca harmanlanıyor.

    İNDİR!

    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none

    Bütün Renkleriyle Aamir Khan

    Pradeep Chandra
    Bütün Renkleriyle Aamir Khan
    Çevirmen: Nihan Çevirgen

     

    “Bütün Renkleriyle Aamir Khan”  kitabı usta aktörün hayranlarına bir armağanı olabilir mi?

    Yazar Pradeep Chandra çok yönlü ve uzun süren bir çalışma sonucunda ortaya koleksiyonluk bir kitap çıkarmıştır.
    Bollywood’un “üç Khan”ından biri olan Aamir Khan sinema sektörüne çok küçük yaşta, babasına karşı gelerek başlamıştır. Yaşadığı bütün zorluklara rağmen ailesinin yüzünü hiç kara çıkarmamıştır.

    Müthiş bir azim ve çabayla oynadığı her role aylarca hazırlanan Aamir Khan sektörde en çok iş disipliniyle takdir toplar. Medyada, yaşadığı aşklarla değil başarılarıyla var olur. Toplumsal sorunlara da el atan Aamir Khan, hiç kimsenin  kolay kolay adım atamayacağı bir programla halkını bilinçlendirmeye çalışır.

    Rengârenk kişiliğiyle bir gökkuşağını andıran Aamir Khan’ın hayatına farklı bir pencereden bakmaya hazır mısınız?

    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none

    Kore’deki Çatı Katımdan Sesleniyorum

    Yazar: Didem Duygu Demir

    Kendi küçük dünyasında kelimenin tam anlamıyla yuvarlanıp giden, yaprak uçsa gülen bir kızdım ben. Ufak tefek düşler kurardım uyurken… Ancak ne yazık ki hayat her zaman izin vermiyordu yaşamda istikrarlı olmaya.

    Düşlerimin kaybolduğu, gülüşlerimin silindiği bir dönemde, aşkın o sihirli gücü tuttu ellerimden. Bir Asyalının derin çekik gözleri şifa olurken titreyen kalbime, başkentin gri sokakları umut koktu yeniden.

    Bir süre aşk konuşuldu Kızılay’ın oynak kaldırımlarında. Gölgelerimize bakınca, tek göze çarpan aramızdaki otuz santimlik boy farkı olsa da… Biz bundan çok daha fazlasıydık aslında.

    Bu, benim hikayem… Ve hikayemin kahramanı bir Koreli.

    “Bir dakika bekle, hemen geliyorum!” diyerek yanımdan ayrıldı. Yaklaşık on dakika ayazın orta yerinde bekledim gözlerden kaybolan ve çantasını bana emanet eden adamı. Geldiğinde elinde iki bardak kahve vardı. Elime tutuştururken ince ince mırıldandı.
    “Bu akşam kahve içmek istemediğini biliyorum. Bu, ellerini ısıtmak için.”

    İNDİR!

    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none

    Gizli Bahçe 2 (Ciltli)

    Kang Yi-eul

    Gizli Bahçe 2 (Ciltli)

    Herkes, o gizli bahçeye girmeli ve aşkın tadına bakmalı…
    Küstah CEO Kim Joo Won ile gururlu dublör Gil Ra Im’in şans eseri tanışmaları ve vücut değiştirmeleriyle başlayan son derece komik, bir o kadar da romantik olan hikâyeleri kaldığı yerden devam ediyor!

    Aşkları, Deniz Kızı gibi köpüğe mi dönüşecek, yoksa kendilerini Harikalar Diyarında mı bulacaklar? Heyecan dolu bu modern peri masalı, ikinci kitabıyla sonuca ulaşıyor.

    Yanlışlıkla kendini Ra Im’in hayatında bulan Joo Won, bu tatlı sert kadına karşı gelişen hislerine anlam vermeye çalışırken kendisiyle de hesaplaşmaya başlamıştır.
    Ra Im, gönlünü kazanmaya çalışan bu yakışıklıya rest çekmekte ve kendi duygularını inkâr etmekte ısrarcıdır.
    Kavga ettikçe daha çok yakınlaşan çift, farklılıklarının üstesinden gelmeye uğraşırken bir yandan da geleceklerini etkileyecek pek çok farklı mücadeleye girerler.
    Zengin, yakışıklı ve zeki Joo Won ile fakir, güzel ve yetenekli Ra Im’in gelgitli aşklarında karmaşa ve sorunlar son bulmazken çevrelerinde de yine aşk, gurur ve gözyaşı hüküm sürmektedir.

    Âşık olmak belki de bahçeyle ilgilenmek gibidir. Sizin bahçenizde de güzel çiçeklerin açması dileğimle. Hafif hoş rüzgârların esmesi dileğimle. Parlak güneş ışığının parlaması dileğimle. Ayrıca bazen sihir gibi yağmurun yağması dileğimle.

     

    Hadi Buyurun!

    1
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none
    Gizli Bahçe 

    Kang Yi-eul

    Gizli Bahçe (Ciltli)

    Önceden fark edemedikleri benliklerini, ancak ruhları yer değiştirdikten sonra fark eden iki kişinin kendi vücutlarını geri almak için girdikleri aşk kokan yarış.

    “Parasız, tipsiz bir erkeği affetsem bile yumruğu yavaş bir erkeği affetmem.”
    İstese de gizleyemeyeceği, ucuz makyaj yapsa bile göz alıcı bir güzelliğe sahip,
    “Neden aksiyon dublörlüğü yapıyorsun?” diye sorulduğunda “Kaderim.” diye yanıtlayıp gülümsemesiyle ışıldayan,
    Yemek yedikten sonra kendi hesabını kendi ödeyen,
    Kaba ve kötü biriyle karşılaştığında ona sert bir uçan tekme atan kız.
    Gururum incinse de, bu garip kızı sürekli özlüyorum.

    “Tanrı kesinlikle kadın olmalı. Bu yüzden beni yarattı.”
    Zaman ve duygu israfı yapmak istemeyen, anlaşmalı evliliğin en iyi romantizm olduğuna inanan;
    düşüncesiz, olgunlaşmamış ve şeytani fikirlerine bakılırsa,
    Tanrı’nın bu insanı yaratırken bir an uyukladığı kesin.
    Başkasının acısını umursamayan, başkasının duygularını hiç umursamayan bu adam,
    tatlı ama bir o kadar da tehlikeli.

    Secret Garden, Onediocom’un “İzlemeniz Gereken 15 Kore Dizisi” listesinde 1. sırada yer alıyor.
    Güney Kore’nin en fazla bilinen ve sevilen dizisi. Karakterleri Gil Ra Im (Ha Ji won) ve Kim Joo Won (Hyun Bin)’un canlandırdığı; zaman zaman güldürecek, zaman zaman ağlatacak mükemmel bir dizi. İtinayla Tavsiye Edilir!
    –onediocom

    Hadi Buyurun!

    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none

    İzonomi ve Felsefenin Kökenleri

    Kojin Karatani

    İzonomi ve Felsefenin Kökenleri , Kojin Karatani - Fiyatı & Satın ...

     

    Antik Yunan’ın en önemli merkezlerinden biri olan Atina genellikle felsefenin ve demokrasinin beşiği olarak görülür. Karatani ise bu yaygın görüşü sorgulayarak yeni bir çıkış noktası işaret ediyor: İyonya. Karatani’ye göre Atina’daki sistem günümüz demokrasisinin öncülü olmakla birlikte, aslında İyonya’daki daha eşitlikçi bir sistemin yani izonominin “yozlaşmış” biçimiydi. Atina’daki demokrasi sınıf ayrılıklarını ve köleliği engellemezken, insanların hareket özgürlüğüne sahip olduğu İyonya’daki izonomi gerçek bir ekonomik ve siyasi eşitlik sunuyordu.

    Durum buysa, İyonya’daki bu eşitlikçi sistemin yansımalarını erken dönem Yunan filozoflarının düşüncelerinde de görmeyi bekleriz. Nitekim Karatani, Pythagoras’tan Herakleitos’a, Parmenides’ten Sokrates’e birçok filozofa bu ışıkta bakarak onların İyonya doğa felsefesi ve etiğiyle olan bağlarını inceliyor. “İyonya ruhuna” sahip olan filozoflarla bu ruhtan kopmuş olanların düşünce biçimlerini kıyaslıyor.

    Peki bütün bunlar günümüz dünyasında neden önemli? Karatani her şeyden önce, günümüzde demokrasinin karşı karşıya olduğu ciddi sorunları aşabilmek için bunların Antik Yunan’daki prototiplerine bakmak gerektiğini vurguluyor ve bizi reel demokrasinin potansiyel tehlikelerine karşı uyarıyor: “Tiranlık ile demokrasi birbirinden göründüğü kadar farklı değildir.” Bu anlamda Karatani, felsefe tarihine ve antikçağa dair klişeleri yıkmanın yanı sıra okuru kendi çağımıza da farklı bir eleştirel perspektiften bakmaya davet ediyor.

     

    İNDİR!

    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none

    Derinliğin Keşfi

    Kojin Karatani

    Derinliğin Keşfi

    Kitap Açıklaması

    Japonya’da 1980’lerin başında yayımlanan ve birçok dile çevrilen Derinliğin Keşfi o tarihten beri çeşitli ülkelerdeki “modernlik ve edebiyat” tartışmalarının eksenine oturmuş durumda. Kitabın bu başarısının sağlam bir temeli var. Karatani, bizlerin pek aşina olmadığımız 19. ve 20. yüzyıl Japon edebiyatını yeniden yorumlamakla sınırlamıyor kendini: Buradan hareketle “modernlik”, “edebiyat” , “köken”, “devlet” gibi kavramların temelinde yatan önkabullerimizi sorgulamayı, bu önkabullerin “ideolojik” doğasını gözler önüne sermeyi amaçlıyor.
    • Bu yanıt 10 ay 1 hafta önce önce rose parks tarafından değiştirildi.
    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none

    Raşömon ve Diğer Öyküler

    Ryunosuke Akutagava
    Raşömon ve Diğer Öyküler
    Bu kitaptaki hikâyeler, Ryunosuke Akutagava’nın öykülerinden bir seçmedir. Büyük bir ustalıkla yazdığı çeşitli biçim ve içerikteki öyküleriyle kendinden sonra gelen kuşaklara örnek olmuştur. Japon film yönetmeni Akira Kurosava, kitaba adını veren öyküyü “Çalılıklar Arasında” isimli öyküyle birleştirerek Raşomon ismiyle sinemaya uyarladı ve 1951 yılında Venedik Uluslararası Film Festivali’nde birincilik ödülünü kazandı.

    “Akutagava, ilk hikâyesi olan “Raşomon”da işinden atılmış bir uşaktan bahseder. Uşak, Raşomon kulesinde, peruk yapmak için ölü bir kadının saçlarını yolmakta olan yaşlı bir cadaloz görür. “yaşamak için bunu yapmaya mecbur olduğumu bilseydi, belki bana kızmazdı” diyerek durumu açıklamaya çalışır yaşlı cadı. Uşak alaycı bir şekilde “Yaa, öyle mi? O zaman hırsızlık yapma sırası bende. Yapmazsam ben de açlıktan öleceğim” der ve elbiselerini üstünden çıkarıp alarak kadını bir tekmeyle kokmuş cesetlerin arasına yuvarlar.
    Akutagava’nın yaratmış olduğu ırz düşmanları, katiller ve fanatikler üzerine hiçbir zaman merhamet güneşi doğmaz; çünkü yazar, tıpkı başı dumanlı Fuji dağı gibi insanların aczine uzaktan ve soğuk bakmaktadır. Ölümünden birkaç ay önce yazmış olduğu şiirde yazarın nihilizmi çok çarpıcı bir biçimde gözlenmektedir.

    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none

    Kappa

    Yazar: Ryunosuke Akutagawa
    Çevirmen: Oğuz Baykara

    … Kahramanımız bir gün dağa tırmanmak için sisli bir havada yola çıkmıştır. Ormanda tesadüfen bir kappa ile karşılaşır ve onu kovalamaya başlar. Tam yakalayacağı sırada derin bir çukura yuvarlanır ve bayılır. Kendine gelip gözlerini açtığında Kappalar Ülkesi’ndedir. Özel bir yasayla kendisine vatandaşlık hakkı verilir. Kappa dilini öğrenir ve orada yaşamaya başlar. Kappalar Ülkesi’ndeki pek çok gelenek insanların dünyasından farklıdır…
    Kappa, Japonca sözlüklerdeki tanımına göre bu ülkenin nehirlerinde yaşayan, el ve ayakları perdeli, kafalarının üst kısmı tabak gibi düz, hayali varlıklardır.
    Akutagava bu hikâyesinde, idealindeki dünya ile gerçek dünya arasındaki farkı hicve başvurarak anlatır. Değinmediği siyasal, toplumsal ve psikolojik sorun yok gibidir. Yapıtta toplumsal değerlerin göreceli oluşu, savaşın anlamsızlığı, kapitalizmin acımasızlığı, ekonomik sömürü, işçi kıyımları, kadın-erkek ilişkilerinin çarpıklığı, sanatçıların kibri, aydınların yalnızlığı, sansürlerin saçmalığı, ailevi ilişkilerdeki duygusal sömürü dile getirilmekte; din, edebiyat, parapsikoloji, basın-yayın gibi pek çok konu birbiri ardınca ilginç olaylar silsilesi içinde ele alınmaktadır.
    Kappa yazılalı 83 yıl geçmiştir, fakat günümüz insanı hâlâ kendisini ve kendi sorunlarını Kappa’nın satırları arasında görebilir.

    İNDİR!

    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none

    Raşomon

    Yazar: Ryunosuke Akutagava
    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none
    İnsanlığımı Yitirirken

    Osamu Dazai

    Japon edebiyatının önde gelen yazarlarından olan Dazai, 1930’lu yıllarda başladığı yazarlık yaşamında, İkinci Dünya Savaşı sonrasından ölümüne kadar olan sürede önemli öykülere ve romanlara imza atmıştır. Ningen Şikkaku (İnsanlığımı Yitirirken, 1948) bir anlamda Dazai’nin özyaşam öyküsüdür. Bu eserinde Dazai çocukluğunda yaşadığı yalnızlığı, gençliğinde ailesinden kopuşunu ve daha sonra Tokyo’da geçirdiği sıkıntılı yıllarını, intihar girişimlerini, vereme yakalanışını içe dönük bireysel bir anlatı yerine, yaşam alışkanlıkları üzerinde yoğunlaşarak ustalıkla ve yalın bir anlatımla kaleme almıştır. Kalbi kırılan, üst üste çöküşler yaşayan, gelişigüzel kullandığı ilaçlar sonunda bünyesinin dengesini de kaybeden öykü kahramanı Yozo, anlatının sonunda insanlığını yitirdiğini itiraf etmektedir.

    Belki de, Yozo’nun anlatısının ilk cümleleri Dazai’nin neyi vurgulamak istediğini çok iyi özetlemektedir: ‘Yaşamım utançlarla doludur. İnsan yaşamının ne olduğu hakkında bir fikrim yok.’

    İNDİR!

    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none

    Batan Güneş

    Osamu Dazai
    Batan Güneş, “Doğan Güneşin Ülkesi” olarak bilinen Japonya’nın savaş sonrasına dair çarpıcı bir roman.
    Hem hayatı hem de yazdıklarıyla Japonların en ilginç yazarlarından biri olan Osamu Dazai’nin en karakteristik eseri Batan Güneş; varoluş, birey ve toplum çatışması gibi sorunları unutulmaz karakterleri üzerinden ele alıyor. Arka planda savaştan çıkmış, sosyal düzeni, ekonomisi, insanları alt üst olmuş bir ülke; özelde ise dağılıp giden bir ailenin hüzünlü öyküsüdür anlatılan.
    Esen Talu Çelikkan’ın Türkçeleştirdiği Batan Güneş, büyük trajedileri -Japon minimalizmine yakışır şekilde- sakin ve duru bir üslupla birleştiren,
    eşsiz bir roman…
    0
    0
15 yanıt görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 96)