Bunu Okudun Mu?

Forumlar Kültür Bunu Okudun Mu?

  • Post
    mertozturk
    Engellenmiş
    none
    Kore Masalları – William Elliot Griffis

     

    Sabah ışığının ülkesi Kore’den masallar…

    Kore’nin kuruluş efsaneleri, komşu imparatorluklarla ilişkileri, halkının ortak kişilik özellikleri, inanışları ve Kore’ye dair daha pek çok şeyi konu edinen bu masallar, sizleri Kore kültürü ve tarihinde keyifli bir yolculuğa davet ediyor.

    Özenle seçilmiş bu 24 masal, antik metinlerde “Doğu’nun nazik milleti” olarak söz edilen Korelilerin dünyasını gözler önüne seriyor.

    Kuşaktan kuşağa aktarılarak günümüze kadar gelen bu masallarda şakacı peri Tokgabi’den Hapşıran Dev Heykel’e, Kore’nin Atası Prens Sandalağacı’ndan bilge Kija’ya kadar pek çok ilginç karakterle tanışacaksınız.

    Geçmişle geleceği birbirine bağlayan bu masallar,
    masal seven herkesin kitaplığında bulunmalı.

    İNDİR!

    • Bu konu 1 yıl 1 ay önce önce mertozturk tarafından değiştirildi.
    • Bu konu 1 yıl 1 ay önce önce rose parks tarafından değiştirildi.
    • Bu konu 1 yıl 1 ay önce önce rose parks tarafından değiştirildi.
    • Bu konu 1 yıl önce önce rose parks tarafından değiştirildi.
    1
    0
15 yanıt görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 94)
  • Yorumlar
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none
    Cuniçiro Tanizaki – Anahtar

    “1 Ocak… Bu tarihten itibaren, eskiden günlüğüme aktarmakta tereddüt ettiğim bir konuyu çekinmeden yazmaya karar verdim. Kendi cinsel yaşamım, karımla olan ilişkimle ilgili ayrıntılara girmekten kaçınırdım. Elbette, karım bu günlüğü gizlice okuyuverir, öfkelenir, diye korkardım.”

    Bu sözlerle başlar Anahtar. Söyleyemediği duygularını günlüklere döken orta yaşlı koca değildir sadece; karısı da günlük tutmaktadır. Aralarındaki derin aşka rağmen, her ikisi de diğerinin düşünce ve arzularından şüphe eder; günlükler, aradaki köprüdür. Gizlice okunan, okunduğu bilinen, sayfalara saklanmış ama sır olarak kalması istenmeyen duygular… Kadını her geçen gün kocasından uzağa savuran dokunaklı bir hikâyedir bu. Günlüğün, bulunsun diye saklanan anahtarı, yaşlı bir ruhun derinliklerine inen kapıya da uyar.

    Eserleri, Tanizaki’nin yaşamındaki ve değerlerindeki değişimlerin aynasıdır. Tokyo’da yazdığı öykülerde Poe ve Fransız Dekadanların etkisi hissedilir; Osaka’ya yerleştikten sonra geleneksel Japon güzellik ideallerini aramaya yönelir; Anahtar gibi savaş sonrası eserlerinde ise -ki 70 yaşındadır ve Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi de bu zamana denk düşer- gençlik dönemi eserlerini anımsatan bir erotizm vardır.

    İçindeki genci hep saklı tutmuş çılgın bir ihtiyar ve bu ihtiyarın kaleminden tutku, heyecan dolu az bulunur bir sanat eseri.

    Sayfa Sayısı: 144

    Baskı Yılı: 2011

    Dili: Türkçe
    Yayınevi: Can Yayınları

    İlk Baskı Yılı : 2011

    Dil : Türkçe

    İndirme Linki: 

     

    • Bu yanıt 1 yıl önce önce rose parks tarafından değiştirildi.
    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none

    Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi

     

     

    Utsugi, 77 yaşında, kendini emekliye ayırmış bir işadamıdır. Bedeni dayanılmaz acılar içindedir, ama eski bir dansçı olan gelinine de dayanılmaz bir istek duymaktadır. Utsugi’nin güncesinde, yalnızca yaşama uğraşı veren ‘çılgın bir ihtiyar’ın erotik fantezilerini değil, sevdalı bir adamın delikanlıca azgınlıklarını da okuyacaksınız. Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi, yaşama coşkusu ile cinsel tutkunun birbirini körüklediği bir yapıt. Çağdaş Japon edebiyatının en çarpıcı yazarlarından Cuniçiro Tanizaki, 1949’da ülkesinin en saygın edebiyat ödülü olan İmparatorluk Ödülü’ne değer görülmüştü. Tüm yaşamı boyunca, geleneksel Japon güzellik ideallerini korumaya çalıştı. Klasik Japon edebiyatının çağdaş bir temsilcisi sayılabilecek Tanizaki’nin bu olgunluk dönemi romanında, eski ile yeni arasındaki çatışmanın yaşamdaki yansımalarını da bulacaksınız.

     

    İndirme Linki

    • Bu yanıt 1 yıl önce önce rose parks tarafından değiştirildi.
    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none
    Cuniçiro Tanizaki – Naomi

    “Şunu fark etmiştim ki bir kadının yüzü, erkeğin nefretini çektikçe daha da güzelleşiyordu.”

    Na-o-mi: Üç hece, iki insan/medeniyet, bir başyapıt.
    Bir yönüyle daha önce yazılmış bir Japon Lo-lee-ta…

    Doğu ve Batı, sevgi ve öfke, aşk ve gurur, kadın ve erkek, insan ve insan arasında yaşanan gerilimlere dair bir temel roman…

    Naomi, Batı hayranlığından yozlaşmaya, saplantıdan budalalığa ve hazdan işkenceye (veya tam tersi) ilerleyen hikâyesiyle, Juniçiro Tanizaki’nin neden yirminci yüzyılın en önemli yazarlarından biri olduğunu da anlatıyor.

    “Onun hata ve kusurlarıyla sürekli yüz yüze gelmekten kurtulamıyor, eve hep mutsuz dönüyordum. Ancak bu mutsuzluk hiç de uzun sürmüyordu, zira ona duyduğum aşk gece boyunca değiştikçe değişiyordu. Tıpkı bir kedinin gözleri gibi…”

    İndirme Linki

    • Bu yanıt 1 yıl önce önce rose parks tarafından değiştirildi.
    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none
    Cuniçiro Tanizaki – Şazende Şunkin

    XX. yüzyıl edebiyatının en büyük yazarlarından Tanizaki, kendine özgü tekniği ve tuhaf atmosferi ile Japon ruhunu büyük bir başarıyla anlatır.

    Daha önce Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi adlı romanını yayımladığımız Cuniçiro Tanizaki, Japon edebiyatının büyük ustalarından biri. Öykü ve romanlarında Japon geleneklerinden esinlenen, ama bunları insanın evrensel sorunlarıyla bütünleştirerek edebiyat tarihini derinden etkileyen metinler çıkaran Tanizaki, okuru alışkanlıklarının dışına çıkmaya davet ediyor: Büyük bilge Konfüçyüs’ü alt eden zalim kraliçe, müşterilerine korkunç acılar yaşatan usta dövmeci, oyun sırasında arkadaşlarını yaralamaktan zevk alan küçük çocuk, kendisine eziyet eden sevgilisi uğruna kendi gözlerini kör eden romantik âşık… Tanizaki’nin anlatımı gerçekçi ve alabildiğine yalın, buna karşılık öykülerin hepsinde hafif bir gerçeküstü gerilim var. Doğu’nun sessiz dış görünüşüne karşılık kaynayan bir iç dünya. Hareketsiz bedenin karşısında çığlıklar atan bir ruh… İnanılmaz bir edebî zenginlik. Tanizaki’nin öyküleri, sıkı edebiyat okurlarının da, gençlerin de ilgisini çekebilecek nitelikte.

    İndirme Linki

    • Bu yanıt 1 yıl önce önce rose parks tarafından değiştirildi.
    0
    0
    Eldorado
    Katılımcı
    Haruki Murakami – Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu

    “Dünyanın sonu insanın yüreğinin içinde gelir.”

    ‘‘Çektiğin acıyı ben de anlıyorum. Fakat bu herkesin başından geçiyor. O yüzden senin de katlanman gerek. Sonrasında kurtuluş geliyor. O zaman artık sen, hiçbir şeyi dert etmeyecek, üzülmeyeceksin. Hepsi kaybolup gider.
    Geçici heveslerin hiçbir değeri yok. Burası dünyanın sonu. Dünya burada sona erer, ötesi yoktur. O yüzden sen de artık hiçbir yere gidemezsin.’’

    Gölgesini kaybeden, kafataslarından eski rüyaları okuyan bir adam ve dünyanın sonu gelmeden önce yaşayacak sadece birkaç saati kalmış bir kahraman. Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu XXI.
    yüzyıl edebiyatına damgasını vuran, kült yazar Haruki Murakami’den bilimkurguyu masalsı bir dünyanın içinde var eden, Kafkaesk bir psikolojik gerilime göz kırpan bir roman.

    İNDİR!

    • Bu yanıt 1 yıl önce önce rose parks tarafından değiştirildi.
    0
    0
    Eldorado
    Katılımcı
    Mo Yan –  Yaşam ve Ölüm Yorgunu

    Nobel ödüllü yazarın Kızıl Darı Tarlaları Romanını da öneririm

    Mo Yan’ın epik romanı Yaşam ve Ölüm Yorgunu, Mao Zedong’un toprak reformu hareketiyle Çin kırsalının geleneksel düzenini altüst etmesinden yaklaşık iki yıl sonra, 1 Ocak 1950 günü başlıyor. Bu iki yıl boyunca Cehennemin Efendisi Yama, ırgatlarına iyi davranmasıyla nam salmış Ximen Nao’ya, iktidarı yeni ele geçirmiş köylülerin kendisini neden idam ettiklerini itiraf ettirmek için her türlü işkenceyi uyguluyor. Ama Ximen Nao, cehennem ateşinde yakılma cezasını çektikten sonra bile masum olduğu iddiasını sürdürünce Cehennemin Efendisi Yama pes ederek onun eski topraklarına dönmesine izin veriyor.

    Ne var ki, Ximen Nao yeniden hayata geldiğinde insan olarak değil eşek olarak doğduğunu anlıyor.Çünkü Cehennemin Efendisi Yama kalpleri kinle dolu ruhların yeniden insan olarak doğmalarını istemiyor ve o ruhları hayvan olarak yeniden dünyaya gönderiyor.Romanın beş bölümü, kahramanımızın altı reenkarnasyonla eşek, boğa, domuz, köpek ve maymun kimliğindeki yaşamlarında, eski ailesinin, dostlarının, rakiplerinin, düşmanlarının yazgısına tanık oluşunu aktarıyor.Ximen Nao son reenkarnasyonunda da şaşırtıcı bir bellek gücüne ve dil öğrenme yeteneğine sahip olan koca kafalı bir oğlan çocuğu olarak dünyaya geliyor.

    Roman bu farklı kimliklerin bakış açılarından Çin’in çalkantılı tarihindeki son elli yılın öyküsünü dile getiriyor.

    İNDİR!

    • Bu yanıt 1 yıl önce önce rose parks tarafından değiştirildi.
    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none

    Deng Ming Dao- Kelebeğin Rüyası

    Taocu usta Kwan Saihung’un eğitimini ve yaşamını anlatan sıradışı bir ruhsal serüvenin öyküsü. Soylu bir ailenin oğlu olarak doğan ve ailesinin isteği ile Çin’in beş kutsal dağındaki en ünlü Taocu Tapınağa kabul edilen Saihung, burada zorlu ve gizemli

    Taoculuk eğitimine başlar. Taocu ustaları tarafından, “Küçük Kelebek” oalrak yeniden adlandırılan bu Taocu usta, bir yandan kaynayan bir kazan gibi politik değişimler yaşayan Çin’de hayatta kalmayı başarırken bir yandan da ruhunun derinliklerini, doğanın ve yaşamın gizemlerini anlamak için içsel yolculuklarına devam eder. Bu yolculuklarındaki en büyük rehberi, günümüzde halen Çin’in bilinmeyen bir bölgesinde yaşayan 150 yaşındaki Taocu Ustasıdır.

    1. kitap- Deng Ming Dao – Gezgin Taocu

    Kelebeğin Rüyası - Bir Taocu Ustanın Gizli Yaşamı - Gezgin Taocu 1 ...

    İNDİR

    2. kitap- Deng Ming Dao – Yedi Bambu Tablet

    KELEBEĞİN RÜYASI - YEDİ BAMBU TABLET - 2.KİTAP - DENG MİNG DAO ...

    İNDİR

    3. kitap- Deng Ming Dao – Yeni Bir Dünyaya Giriş

    Kelebeğin Rüyası 3.kitap

    İNDİR

    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none

    1Q84

    Haruki Murakami
    Sarsıcı bir yolculuğa hazır mısınız?
    Öyleyse kemerlerinizi bağlayın. Erkekleri, titizlikle geliştirdiği bir yöntemle öteki dünyaya gönderen genç bir kadınla tanışacaksınız. Ve amansız bir takiple onun peşine düşen fanatik bir cemaatin müritleriyle…

    Romantik misiniz?
    Evet, bu kitapta aşk da var… İki dünya bir araya gelmeden mümkün olmayan bir aşk.

    Yaşadığınız dünya gerçek mi, hiç düşündünüz mü?
    Düşündüyseniz, paralel bir evrene geçmek sizi heyecanlandıracaktır o zaman.

    Hayatı algılayışınızı değiştirecek bir kitabın kapağını açmak üzeresiniz şu an.

    Yaşayan en büyük yazarlardan biri olarak kabul edilen Haruki Murakami başyapıtı, tüm dünyada milyonlarca satan kitabı 1Q84’le bir imkânsızı başarıyor.

    Nefesinizi kesecek bir macera romanını, gerçek nedir, insan neye inanmalı, aşk dünyayı kurtarabilir mi soruları ekseninde bir yürek atlasına dönüştürüyor.

    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none
    İmkansızın Şarkısı

    İmkansızın Şarkısı

    Haruki Murakami
    Bir yolculuk sırasında Beatles’ın “Norwegian Wood” adlı parçasını duyan kahramanımız 37 yaşındadır ve bu parça onu Tokyo’da geçirdiği üniversite yıllarına götürecektir. En yakın arkadaşının intihar edişi, geçen zamanın ardından onun kız arkadaşıyla yakınlaşması, araya giren zorunlu ayrılık ve yeni bir kız arkadaş. “İmkânsızın Şarkısı” yalın, çarpıcı ve sıcak bir aşk hikâyesini anlatıyor. Yazarı HARUKİ Murakami Japon edebiyatının aykırı, ama en çok okunan yazarı. Japon geleneklerinin dışında geliştirdiği üslubuyla adından çok söz ettiren Murakami’yi dünyaya tanıtan roman “İmkânsızın Şarkısı”.
    1968-1970 yılları arasında geçen olaylar, o günün toplumsal gerçeklerini de satırlara taşıyor. Ama romanın odağında bu toplumsal olaylar değil üçlü bir aşk var. Gençliğin rüzgârıyla hareketlenen “İmkânsızın Şarkısı”nı ölümle erken karşılaşan gençlerin hayatı yönlendiriyor. Hiçbir şeyin önem taşımadığı, amaçsızlığın ağır bastığı, özgür seksin kol gezdiği bir öğrenci hayatı… Ama diğer yanda da yoğun duygular var… İmkânsız aşklar, imkânsız şarkılar söyleten. Hemen hemen her Japon gencinin okuduğu roman anayurdu dışında da çok kişi tarafından sahipleniliyor.

    • Bu yanıt 1 yıl önce önce rose parks tarafından değiştirildi.
    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none
    Koşmasaydım Yazamazdım

    Haruki Murakami’den bir tutku olarak koşmak ve bu tutkuyla terbiye edilen yazma eylemi üzerine eşsiz bir metin…”Murakami Bey, insan sizin gibi sağlıklı bir yaşam sürünce zamanla roman yazamaz hale gelmez mi?”

    Arada sırada insanlar bu soruyu sorar bana. Roman yazmak, sağlıksız bir eylem; yazar olan kişi de sağlıklı olmak dediğimiz çemberden uzak bir yerde, mümkün olduğunca sağlıklı denemeyecek bir yaşam sürmek zorundaymış gibi.

    Biz roman yazmaya çalıştığımızda, insanlığın temelinde bulunan zehir gibi bir şeyi istemesek de çekip çıkarır, görünür kılarız. Yazarlar az çok bu zehre maruz kalır. Bu zehir işin içine girmediği sürece, gerçek anlamda yaratıcılık eylemi ortaya konulamaz çünkü (tuhaf bir benzetmeyle söyleyeceğim ama balonbalığının zehirli kısmının aynı zamanda en lezzetli kısmı olmasıyla tıpatıp benzeyen bir durum galiba). Ama gerçekten sağlıksız olan şeylerle uğraşmak için insan mümkün olduğunca sağlıklı olmak zorundadır. Bu, benim tezim. Yani sağlıksız bir ruh bile, yine sağlıklı bir vücuda gereksinim duyar. İşte bu yüzden, böyle biri sanatçı olamaz, dense bile ben koşmaya devam ediyorum.

    Haruki Murakami’den bir tutku olarak koşmak ve bu tutkuyla terbiye edilen yazma eylemi üzerine eşsiz bir metin… Koşmasaydım Yazamazdım kendini “utangaç biri” olarak tanımlayan yazarın belki de en kişisel kitabı.
    (Tanıtım Bülteninden)

    • Bu yanıt 1 yıl önce önce rose parks tarafından değiştirildi.
    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none
    Renksiz Tsukuru Tazaki'nin Hac Yılları

    Kaderimde tek başına kalmak vardır belki de

    Haruki Murakami’den kaderinin gizemini çözmek, içindeki iflah olmaz yaranın kaynağına inmek için büyük bir yolculuğa çıkan bir kahramanın romanı. Kendini “renksiz” bilen Tsukuru Tazaki’nin hikâyesi.

    İşte o an, Tsukuru nihayet her şeyi kabullenmeyi başarabildi. İnsanların yürekleri arasındaki bağ yalnızca uyum üzerinden oluşmuyordu. Aksine, bir yaradan diğerine daha derin bağlar oluşuyordu. Acı acıyla, kırılganlık kırılganlıkla yürekleri birbirine bağlıyordu. Elemli çığlıklar olmadan suskunluk, kan toprağa akmadan affediş, insanın içini lime lime eden kayıplardan geçmeden kabulleniş mümkün değildi. İşte bu, gerçek uyumun kökünde var olan şeydi.
    (Tanıtım Bülteninden)

    • Bu yanıt 1 yıl önce önce rose parks tarafından değiştirildi.
    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none
    Sahilde Kafka

    Kitap Açıklaması

    Kafka Tamura on beş yaşına girdiği gün evden kaçar. Uzun zamandır planladığı bu kaçışın nedeni babasının yıllar önce dile getirdiği uğursuz kehanettir. Ama babasının bir düzenek gibi içine yerleştirdiği kehanet gölge gibipeşindedir Kafka ilk kez aşkı ve tutkuyu yaşarken gizemli bir cinayetle kehanetin ve kaderinin düğümleri çözülmeye başlar.Sahilde Kafka, XXI. yüzyıl edebiyatına damgasını vuran, kitapları bağımlılık yaratan kült yazar Haruki Murakamiden, hayatın yavan gerçekliğine karşı büyülü bir dünyanın kapılarını açan bir roman.

    • Bu yanıt 1 yıl önce önce rose parks tarafından değiştirildi.
    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none

    Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında

    Yazar: Haruki Murakami

    Haruki Murakami’nin, Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında adlı eserinin konusu Hajime ve Shimamato adlı iki insanın, kaderin ellerinde yaşadıkları etkileyici bir aşk hikâyesi şeklinde karşımıza çıkıyor.

    Murakami, Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında’da kurguladığı aşk hikayesini sağlam bir tarihsel temele dayandırarak eserin edebi ruhunu ortaya koyuyor. Eserin baş karakterlerinden Hajime, 1951 yılı doğumludur ve Japonya o yıllarda İkinci Dünya Savaşı’nın dumanı hâlâ tütmektedir. Japonya, büyük bir yıkıntıdan kendini kurtarıp müthiş hızlı bir gelişme dönemine girmiştir; fakat işçi ve hammadde kıtlığından muzdariptir. Devlet, halkı çocuk sahibi olmaları için teşvik etmektedir. Birçok ailenin en az iki ya da üç çocuğu vardır; fakat Hajime gibi tek çocuklu orta-sınıf aileleri çok nadirdir. Hajime, ailesinin tek çocuğu olarak çocukluk yıllarını kitaplara ve müziğe adayarak geçirir. Bu durum ve insanların ona karşı önyargısı Hajime’yi etkilemiştir ve onun yalnızlık dolu ve takıntılı bir dünya görüşü edinmesine neden olmuştur.

    Murakami’nin 1992 yılında yayımlanan bu kitabı, 2007 yılında Doğan Kitap tarafından Türkiye’de okurlarla buluştu ve büyük ilgi görmeye devam ediyor.

    İNDİR!

    • Bu yanıt 1 yıl önce önce rose parks tarafından değiştirildi.
    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none
    Uyku

    0
    0
    rose parks
    Anahtar yönetici
    none
    Yaban Koyununun İzinde

    Yaban Koyununun İzinde

    Haruki Murakami
    Yıldız işaretli esrarengiz koyunun peşinde heyecan dolu bir takip!
    Japonya hakkında tüm bildiklerinizi unutun…
    İnsanların tek bir kimono görmeden, meslekleri için ter döktükleri, aşırı içtikleri ve dağılmış evliliklerin girdabında sürüklendikleri dünyaya girin
    “ Sürükleyici bir serüven. . . sözcük oyunlarıyla dolu bir örnek. . . başından sonuna bir esrar labirenti.”
    San Francisco Chronicle
    0
    0
15 yanıt görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 94)

Etiket: 

  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.